Posts

Showing posts with the label Rock Slows

A Tale That Wasn't Right

Image
Uzun süredir sizlere müzik çalamıyorum sevgili arkadaşlar, pek keyfim yok. Ama bir yerden başlamak lazım işte. Bugün şarap günüm, onu bir şarkıyla açalım. Alman bir grup olan Helloween söylüyor, "A Tale That Wasn't Right", yani beklendiği gibi olmayan, istendiği gibi gitmeyen bir öykü. Şarkımızın sözleri bence Alman grupların İngilizce söylediği şarkıların çoğunluğu gibi fazlasıyla sade ancak bana sorarsanız çok da güzel. Tema çok basit. Kötü giden bir ilişki, sonunda kız, kahramanımızın eski bir arkadaşı ile aganigi yapıyor, sonunda da arkadaş kalmak üzere ayrılıyorlar. Ancak şarkı biterken, kızımızın bu konularda bir sabıkası olduğunu anlıyoruz. Sözler iyi, vokalistin sesi de mükemmel, ancak öyle bir aksan var ki, alışana kadar müziğe zor konsantre olmuştum. Müzik ise mükemmel ötesi. Yalnız başıma bıuradayım işte Aklım taşa dönmüş Kalbim buzla dolu İkinci defa kırılmasın diye Eski bir arkadaşım sağolsun Ama boşuna, çünkü sonu bu… …doğru gitmeyen bir öykünün Bu gece uyku...

What It Takes

Image
Arkadaşlar, bu akşam size deli gibi sevdiğim bir şarkıyı çalayım istedim. Elbette bu güne kadar çok kez, farklı vesilelerle paylaşmışımdır bunu, ancak sözlerine detaylıca girip bakmamışız. Hatta emin olmak için blog'uma bir kez daha baktım, nada. Shame!... Derhal telafi edelim. Staring grubumuz Aerosmith. Sevin, sevmeyin, Amerikanın en çok satan rock grubudur. Sedece Amerika'da 70 milyon plak satmışlar. Türkiye'nin nüfusu kadar neredeyse. 25 altın, 18 platinum plak, Grammy, vesaire dereceleri var. Yani fortune and fame durumları.... Yetmişli yıllarda kurulmuşlar, hala müzik yapıyorlar. Boston'lıdırlar. Aerosmith deyince akla bir yada hadi kibarlığımızı bozmayalım, iki isim gelir. Steven Tyler ve Joe Perry. Bunlara "Toxic Twins" derlerdi, yani toksik, zehirli ikizler. Nedeni malum, uyuşturucu müptelasıydılar. Bir gün Tyler, uçmuş vaziyette tabi, arabada giderken çalan müziğe kulak kabartmış, "Çok güzel şarkı, bunu cover'layalım" demiş. Perry de gü...

Only My Heart Talkin’

Image
Bu akşamın şarkısı normalde, duygusuz, sevgisiz, sert, kaba saba bir gruptan duygu dolu, sevgi dolu bir şarkı sevgili arkadaşlar. Benim akrabam sayılır, Alice Cooper isimli bir grup. "Cooper" ("farrier" da), "Nalcı" demektir İngilişçede. Lee Cooper, Sheldon Cooper falan hep köylümüzdür hattızatında. İşin aslı Alice Cooper zamanımızda bir grup değil, eski grubunun ismini almış sapık görünümlü Vince abimizin sahne adıdır. Vincent hala Alice Cooper ismini kullanabilmek için eski grubuna telif ödemektedir. Alice Cooper ve dolayısıyla Vinnie abi, Arizona'nın çöllerinde yeşermiş, rock müziğinin en nadide güllerinden biridir. Şaka bir kenara arkadaşlar, büyük zevkle dinlediğim, mükemmel bir rock grubu/şarkıcısıdır. Deli olurum müziklerine. Biraz vakit ayırıp, kulak kabartırsanız, siz de deli olursunuz bu güzelim müziğe. Bu akşamki şarkımız ise Trash albümünden, kolossal bir balad. "Only My Heart Is Talking", yani "Sadece Kalbim Konuşuyor" ...

Dream On

Image
Ne şarkıdır be... Beni nerelerden alır, nerelere götürür, kimlerden alır, kimlere getirir... Dinleyin sevgili arkadaşlar, hatta söyleyin benle, söyleyin yıl için, söyleyin kahkaha için, söyleyin gözyaşı için. Devam edin düşlemeye, dream on amk... Söyle [bu şarkıyı] benle, söyle [bu] yıl için Söyle kahkaha için, söyle gözyaşı için Söyle benle [birlikte] sadece bugün için olsa da Belki yarın tanrı seni alıp götürecek Sing with me, sing for the year Sing for the laughter, sing for the tear Sing with me, if it's just for today Maybe tomorrow, the good Lord will take you away

I Don't Wanna Miss A Thing

Image
Sevgili arkadaşlar, malumunuz yarın sevgililer günü. Bütün günümü “Valentine” ‘ımla geçireceğim, ortalıkta bulunamayabilirim. O yüzden sizlere bir gün öncesinden hayli romantik bir Valentine’s Day şarkısı çalayım. Sosyal medyada kronik mutsuz bir grup oluştu sevgili arkadaşlar. Bu adamlar kendilerine herkesin paylaşımlarına kızmak gibi bir misyon edinmişler. Facebook polisi olmuşlar, sağa sola “Gezi resmi paylaşma”, “Yemek resmi paylaşma”, “Şarap resmi paylaşma”, “Gezi yazısı yazma”, “Karikatür paylaşma”, “Şarkı paylaşma” şeklinde yorumlarda bulunuyorlar. Yani hafiften kafayı sıyırmış durumdalar. Sevgililer gününde bu tuhaf adamlar daha da bir azıyorlar. Ne işin kapitalistliği kalıyor, ne yapmacıklığı, ne sahteciliği, ne çiçekçilerin komplosu, ne de Zuckerberg’in bu işten sağladığı kar. Neyse ki geçenlerde bunların çoğunu listemden çıkardım. Ben şahsen yılın bir gününü sıradan bir gün olarak geçirmekle, mutlu bir gün olarak geçirmek arasında bir seçim yapma durumunda kaldığımda, mutlu ...

Babe

Image
Bu akşam sevgili karımın doğum günü, şarkımızı da onun için çalıyorum. Tanıyanlarınız bilir, karıma "Babe" diye hitab ederim, onun için de herhalde bundan daha güzel bir şarkı olamazdı. Styx söylüyor, Babe! Sevgilim, [şimdi] gidiyorum Yola koyulmam lazım Vakit geliyor Trenim kalkıyor Gözlerinden okuyorum Sevgini, ihtiyacını, gözyaşlarını Ama sen yokken yapayalnız olacağım Ayakta kalabilmek için sevgine ihtiyacım olacak Bundandır inan bana Kalbim senin ellerinde Ve seni özleyeceğim Çünkü biliyorsun, o sensin sevgilim Ne zaman yorulup Artık yeter Pes ettim dediğimde Biliyorsun, o sensin sevgilim Bana ihtiyacım olan gücü Ve cesareti veren Lütfen inan şu söylediğime Seni seviyorum sevgilim Sevgilim [şimdi] gidiyorum Bir kez daha söyleyeceğim Hiç olmazsa gülümsemeye çalış Seni anlıyorum, düşünmemeye çalışıyoruz Ama bir an için de olsa Çünkü sensiz yapayalnız olacağım Ayakta kalabilmek için sevgine ihtiyacım olacak Lütfen inan bana Kalbim senin ellerinde Çünkü seni özleyeceğim Seni...

Still Got The Blues

Image
Bu akşam keyfim yerinde sevgili arkadaşlar, normalde şarkı (ve şarap) günümüz olmasa da, biraz da yarının anlam ve önemi bakımından bonus bir şarkı yapalım hadi. Blues sever misiniz bilmem. Benim her daim dinlediğim bir müzik türü değildir ama örneğin bu akşamki gibi havamdaysam şarabımla birlikte oturur, saatlerce zevkle dinlerim. Blues, 1800'lü yılların sonlarında ABD'nin güneyinden çıkma bir müzik türüdür sevgili arkadaşlar. Unutmayalım, ABD'nin güneyi uzun yıllar boyunca tarım ve üzülerek kölelik demekti. Bu müzik türüne köle müziği demek doğru olmayacaktır çünkü ortaya çıktığı yıllarda kölelik ortadan kalkmış ya da kalkmak üzereydi. Ne var ki Blues müziğinin kökleri elbete kölelik zamanlarının siyahlarına dayanır. Blues üzüntü, melankoli anlamında kullanılır. Zaten rivayete göre bu iki kavramı tanımlayan Blue Devils, yani Mavi Şeytanlardan gelmektedir. Bu tanımlama da, yine rivayete göre eski çağlarda alkoliklerin içmeyi bıraktıkları zaman gördükleri halüsinasyonlardır...

Sebastian

Image
Sevgili arkadaşlar, Fransa'da bulunmanın küçük bir avantajı, başka yerde yüzlerce yuro ödeyeceğiniz üç kuruşluk "lokal" bir şarabı yudumlarken müziksiz gitmeyelim dedim. Yaşları benim kadar geriye gidenlerinizin 'belki' hatırlayacağı, biraz daha geri gidenlerin de, elbette müzikle araları iyi ise, mutlaka hatırlayacağı garip bir İngiliz grubun mükemmel bir baladını çalayım istedim sizlere. Grubun ismi Cockney Rebel. Cockney'nin anlamını merak edenler bir gugıllasın. Benim yaşlarımda Ankara'da yaşayanlar için Çınçın Bağları desem yeter. İstanbul'ular için Kasımpaşa diyeceğim, o kadar aşağılara inmeyelim 😜 İngiltere'de öyle bir yer işte. Rebel da asi demek ama tam gediğine oturtmak için 'serseri' demiş olalım... Şarkının ismi ise Sebastian. Bizde Sebastian denince akla uşak falan gelir ama ileri bir context'de Şeytan'a kadar uzanan bir anlamı vardır bu ismin. Yani özel, önemli bir isimdir. Herneyse. Mükemmel bir şarkıdır. Sizin müzik...

Love Bites

Image
Sevgili arkadaşlar, bu akşam keyfim acayip yerinde. Sevgili karım ve kızımla mükemmel bir yemek yedik. Sadece etiketine bakarak aldığımız bir şarabı denedik, sonucunu ise sormayın, niye bir kasa almadım diye kızıyorum kendime... Salı günleri kişisel parti günüm. Ev halkı yattığında kulaklığımı takıp, ikinci şişe ateş suyuyla kendimi müziğe vururum. Hem dinler, hem de (Tanju Okan'ın bir şarkısına atıfla) 🍷🎸🎹 Koy, Koy, Koy! 🎤🎸🎹🍷 şeklinde, sizin anlayacağınız 😜 Ha, bir de size böyle şarkılar çalıp bayarım hepinizi... 😔 İşte, ahan tam şu anda sahnemiz bu şekilde. Loş ışık, mükemmel şarap, muhayyer peynir, bir de kulaklarında gecenin şarkısı/mız! Şarkımız bence kolosal (uyduruyorum ama bu günlerde İngilizce kelimeleri Türkçe yazınca kabul görüyor - anıtsal diyebiliriz) bir aşk şarkısı. Biraz libidosu yüksek bir şarkı yalnız. Yine bugün duydum, bir dizide oynayan erkek star kadın star için 'Neyse ki libidom az, yoksa...' diye başlamış, kadın da mahçup olup, 'Neyse ki...

Epitaph

Image
Şundan çok değil, üç sene falan önce dünya yansa umurumda değildi. Elli yaşıma kadar zevk alarak dolu dolu yaşadığım, hayallerimin beni mutlu edecek kadar bir bölümünü gerçekleştirdiğim bir hayatım vardı. O gün ölsem, sorun değil, elden ayaktan düşmüşken yaşayacağım bir on yılı yaşamamış olurdum diye düşünüyordum. Sonra sevgili kızım geldi. Böylece dünya yansa umurumda olmaya başladı. Sevgili 🐝Mezzy🐝'nin geleceği en büyük önceliğim oldu. O gün, bu gün, bu akşam içecek iyi bir şarap var mı dan, lan İran'la bir savaş çıkacak mı türü endişelere terfi ettim. Bu endişelerim basit kuruntular değil sevgili arkadaşlar. Ne yazık ki, etrafta dünyayı yeni bir düzene sokacak, bunun için de kan dökecek yeteri kadar neden ve yeteri kadar manyak, bu manyakların en manyağının elinin altında da dünyadaki tüm hayatı sonlandırmaya yetecek kadar nükleer silah var. Neyse, amacım bu akşam jeo-politika tartışmak değil. Yukardakileri size halet-i ruhiyemi biraz anlatabilmek için yazdım. Bir de gecen...

Simple Man

Image
Hafta sonuna çok güzel bir şarkı ile başlayalım sevgili arkadaşlar. Şakımızın ismi Simple Man, basit, karmaşık olmayan biri demek, ben Sıradan Biri şeklinde çevirdim. Söyleyen ise Lynyrd Skynyrd. Çok çok tanınan bir müzik grubu. Sweet Home Alabama, Free Bird gibi çok bilinen şarkıları vardır. Southern Rock isimli bir türde çalarlar. Amarika'nın güneyinden çıkar bu tip gruplar. Bu arkadaşlar da Jacksonville, Florida'danlar zaten. ZZ Top, Molly Hatchet gibi Southern Rock'cılar gerçekten güzel müzik yaparlar. Şarkılarında bol bol gitar vardır. Ben çok severim. Lynyrd Skynyrd için bu türü ünlü yapan grup demek pek yanlış olmaz herhalde. Ancak şan ve şöhretin tadını pek çıkaramadılar. 1977 yılında bir uçak kazasında grubun kurucusu ve vokalisti Ronnie Van Zant dahil yarısı öldü, diğer yarısı da ağır yaralandı. Bir daha da iflah olmadılar. Ancak hala her Classic Rock listesinde bir iki şarkıları bulunur. Bu şarkıda bir anne tek oğluna nasihat ediyor. Kalbini dinle mutlu ol, öyle ...

Bensonhurst Blues

Image
Bu akşam tam anlamıyla ağızınıza layık, mükemmel bir şarkımız var sevgili arkadaşlar. 1970'lerin başından bir blues şarkısı. İsmi Bensonhurst Blues. Orijinalini Artie Kaplan söylüyor, ama ne söylüyor! Şarkını yazarı da Artie Kornfeld ile birlikte kendisi zaten. İlk olarak Confessions of a Male Chauvinist Pig yani Şovenist Bir Erkek Domuzun İtirafları albümünde yayımlanmış. Kaplan'ın biyografisini bilmiyorum ancak soyadına bakarak Yahudi olduğunu tahmin edebiliriz, bu da albümün ismi ile biraz ironi yaptığını söylüyor bize sanki - malumunuz Yahudiler de Müslümanlar gibi domuzlarla pek hoşlaşmazlar. Eski toprak müzisyenler bunlar, sevgili arkadaşlar. Dört beş enstrümanı çalıp, müziklerini ruhlarıyla yapan, şarkılarını kalpleriyle söyleyen bir nesil. Öyle Apache Jump On It, Hunga, Hunga! Şeklinde değil yani... Size bu şarkıyı Kaplan'dan çalmayacağım, çünkü dünya onu Hollandalı bir müzisyen olan Oscar Benton'la tanıdı. Endişelenmeyin. Benton da bu şarkıyı Kaplan kadar güzel...

Sundown

Image
Bu akşam çok eski ama çok güzel bir şarkıya bakalım. Geçenlerde The Blacklist dizisinin bir bölümünde dinlediğimde hatırladım. İsmi Sundown, yani Günbatımı. Söyleyen Gordon Lightfoot, Kanadalı bir sanatçı. İsmini duymadıysanız öyle hakir görmeyin, fazlasıyla önemli bir müzisyen. Sözler çok felsefi. Çevriye bakıp, doğrudan anlamak çok zor. Ben garantili kısmını yazayım, gerisini de hayal gücünüze kalsın. Şarkımızın en garantili noktası, hanım kızımız erkeğimizi aldatmakta. Jönümüz ilk kıtada olanı biteni anlıyor, diğer erkeğe de seni evin etrafında görürsem oyarım diyor. İkinci kıtada durumu kabulleniyor. Acıyı duymayı bırakmakla kasıt da alkol olabilir. Üçüncü kıtada da kadının kurbanlarına nasihat veriyor. Şarkımızın konusu tatsız ama müziği on numara! Hafta sonunuz güzel olsun ❤️ Onu saten elbisesi içinde uzanmışken görebiliyorum, İtiraf edemeyeceğiniz şeylerin yapıldığı bir odada, Gün battı, dikkat et, Görmeyeyim seni arka kapımın etrafında, Gün battı, dikkat et, Görmeyeyim seni ark...

You're No Different

Image
Geçenlerde Ozzy Osbourne’den bahsetmiştik biraz. Bu akşamın şarkısını da ondan seçtim. You're no different, yani Sen farklı değilsin. Sadece bizim memlekette değil, bütün dünyada insanlar birbirlerini değişik kulplar takarak yargılamakta. Din, dil, ırk, ülke, cinsiyet, artık aklınıza ne gelirse, bunların etrafında bir araya gelen ufak bir çoğunluk bile kendilerinden farklı olanları küçük görmekte, eleştirmekte. Ozzy, böyle yapmayın diyor. İlerleyen saatlerde görüşmek üzere… Kaç kere beni küçük düşürebilirsin, Gönlünde ne yaptığını anlayana kadar, İlla birini eleştireceksen, Git, düşmanlarını eleştir. Ne desem, ne yapsam, Senin gözünde hep yanlış, Söyle ben neresine aitim, Bu hasta toplumun. Bence sen [benden] farklı değilsin, Sen farklı değilsin, [Benden] Farklı değilsin bence. Bana bakacağına kendine bak, Gözlerindeki suçlayıcı ifadeyle, Beni çarmıha mı gersinler (cezalandırsınlar), Ağızım bozuk diye. Gizle suçlarını, Akıl almaz yalanların arkasında, Neresinden başlayalım, Eğer ge...

Without You

Image
Geçenlerde sevgili karımla beraber bir akşam yemeği hazırladık, ben de bir şarap açtım. Jelena pek şarap içmese de beraber yerken bir kadeh de olsa alır benim kalbim kırılmasın diye. Ben de onun kadehine şarabını doldurdum, çin çin yapacağız, şarabını şöyle bir kokladı ve "Nereden bu şarap?" diye sordu. Sonra da benim cevabımı bile beklemeden, "Bordeaux, değil mi?" diye devam etti. Anlamadım, "Niye sordun?" dedim. "Bıktık yahu, yok mu başka bir şey?" dedi. Eh, emir demiri keser, süpermarkete gidip, Bordeaux olmayan bir kaç şarap aldım. Geçen akşam Katalunya,dan bir şarap denedik. Çok iyi şaraptı. Yarın da yemeğe misafirimiz var, bu kez Valencia'dan başka bir şarap açacağız, bu akşam onu bir QA yapayım dedim. Şarap flying colors! Tempranillo diye çok çok tipik İspanyol orijinli bir üzümden yapılma. Bir çok İspanyol şarabında bulunur. Son bir kaç senede içtiğim göreceli olarak az sayılabilecek İspanyol şaraplarının çoğunda da Tempranillo vardı ...

Come Back To Me

Image
Bir Uriah Heep daha yapalım, hızımızı almışken. Bu seferki bir ballad, ama me ballad! Orhan baba halt etmiş, böyle içlisini yazamazdı. Hakan hatırlattı sağolsun, çok dinlemiştik beraber, çay, sigara, bira, vesaire. Fallen Angel'dan, 1979 falan gibi... Geri dön bana diyor. Hafta sonunuz güzel olsun ❤️🍷🎸🎶 Yine yalnız, yine kendimi yalnız hissediyorum, Etrafımdaki bu boşlukla, saklayamıyorum işte, Gözünde canlandır beni, kırık bir kalple, Yüzümden aşağı dökülen gözyaşlarıma bak. Elimdeki her şey gitmişti, Her şey gitmiş, Benim olduğunu zannettiğim her şey, Ama yalnızlığım hala benle kalmış. Geri dön bana, Bir kere daha deneyemez miyiz? Geri dön bana. Zaman geçtiğimde başka bir aşk bulacağım, biliyorum, Ama sen hep orada olacaksın, Aklımın bir köşesinde, Aşkın gücü, Böyle acıları da getirir beraberinde, Seni seviyorum, seni seviyorum, o kadar. Yine yalnız, yine o kadar yalnızım, Aklımda başka hiç bir şey yok, sadece sen, Görmüyor musun, Hayatımı ne hale getirdiğini, Ne yapabilirim, ...

Only My Heart's Talkin'

Image
Gecenin şarkısı Alice Cooper'dan. Cooper, yani Nalcı, ne de olsa, hısım sayılır. Uzaktan akrabayız, hem Alice Cooper'la, hem Lee Cooper'la, bir de Sheldon Cooper'la 😛 Hattızatında Sheldon Cooper'ın ismi aslen Sheldon Lee Cooper olur ki, pantoloncu Lee Cooper ile amca çocuklarıdır. Nalcı aslen farrier demek olsa da, dünyanın bir bölümünde nalcılara cooper da derler. Dünyanın geri kalan bölümünde ise, cooper, şarap fıçılarını yapan adamların ismidir ki, benle Alice Cooper arasındaki hısımlık ilişkisinin en sağlam delilidir bu 🍷😛 Çok sulandırdık, özür dileyip ciddiyete dönelim. Alice Cooper'ın severek dinlediğim bir kaç albümü vardır ama en güzeli, bana sorarsanız Trash, yani Çöp isimli olanıdır. Poison, Hell İs Living Without You, Why Trust You gibi tadından yenmeyecek güzellikte şarkıları hep bu albümdedir. Ha, bir de bu akşamın şarkısı Only My Heart Talking. Bir cümle ile, utangaç bir çocuk seviyor ama konuşamıyor. Dili tutulmuş, konuşma işini kalbine devretm...

Born To Touch Your Feelings

Image
Gençliğimin, hatta ne gençliği anasını satayım, çocukluğumun göz ağrısıdır Scorpions. Alman akrepler zirvede oldukları o yılların çocuksu heyecanı ile defalarca dinlediğim, zar zor üç beş kelimesini anlasamda, şarkılarından bir anlam çıkarmaya çalıştığım, üç kuruşluk müzik zevkim varsa, hatrı sayılır bir bölümünü borçlu olduğum, yine benim için efsane bir rock gurubudur sevgili arkadaşlar. Yine, özellikle müziklerini zevkle dinlediğim başka Alman guruplar vardır tabi. Accept mesela... Ne müzik yaparlar be! Ya da Helloween, Bonfire, Dokken... İngilizce, çoğunun ana dili olmadığı için lirikler zaman zaman biraz çocukça, zaman zaman da bir tutam Alman aksanıyla gelir kulaklarımıza. Ama müzikte aksan olmazmış. Derler ki, bizim aksan diye duyduklarımız melodiye farklı bir renk katar, müziğin özgünlüğüne eklenirmiş. No problem tabi... Ingilizceyi, bunca sene sonra bile, canavar gibi bir Türk aksanıyla konuşan biri olarak kime ne diyorsam... Yine de Herr Kiske "TiSSSS ISSSSSSS the end...

Low Man's Lyrics

Image
Gitarın olduğu her müziği severek dinleyen biri olarak tabi ki Metallica ile bir hukukum vardır sevgili arkadaşlar, ancak aramızda sevgiden çok ticari bir ilişki bulunur. Yani kafama uyan güzel şarkılarını dinler, uymayanını bırakırım. İyi bir rock grubu olsalar da sevmediğim şarkıları sevdiklerimden çok fazladır. Ancak sevdiğim şarkılarını da tam severim. Bilmem anlatabildim mi niye aramızdaki ilişkiye "ticari" dediğimi 😛 Jimmy boy istediği zaman çok güzel müzik yapar, bir o kadar da güçlü söz yazar. Lars da iyidir tabi, hakkını yemeyelim. The Unforgiven falan gibi bir iki şarkıları vardır ki, bunca seneden sonra bile dinlediğimde tüylerim diken diken olur. Ancak bazı şarkıları vardır ki, beni öldürür, bitirir. O kadar kötü, bir o kadar da iç bayıcıdırlar. Sayıları da yukarda belirttiğim üzere hiç de az değildir bu çürük elmaların. O yüzden gelin iyi şarkılarına bakalım. Bir gün The Unforgiven'ı da yazarım, ancak bu akşam sizlere öyle kıyıda köşede kalmış, fazlaca bilin...

Wish You Were Here

Image
Sevgili arkadaşlar, bu gecenin şarkısı Beni çok etkilemiş, benim için çok özel bir gurup olan Pink Floyd'dan. Dünya tarihine, özellikle de Berlin duvarından sonra The Wall albümleri ile geçseler de, benim bildiğim, tanıdığım, etkilendiğim ve sevdiğim Pink Floyd The Wall'un öncesi, çok daha öncesidir. The Wall bana ilkokul müsamerelerini hatırlatır. Sesi gür bir çocuk çıkar, "Eyy kahraman Türk istikbalinin evladı, Sennnn, atalarının yadigarı kudretiiiiii, benliğinin saflığınıııııı...." şeklinde haykırır. Bu esnada geri planda Onuncu Yıl Marşı falan çalar. Çocukcağız soluklanmak için bir kaç saniye durduğunda, müziğin sesi açılır, "Dağ başını duman almış...." diye marş devam eder. Ya da, şöyle farklı bir şekilde anlatmaya çalışayım. Lise yıllarında taverna şarkılarının romantik güftecisi Ahmet Selçuk İlkan bir plak yapmıştı. Geri planda mayhoş bir pavyon müziği, bu, şiirlerini okurdu “Aytennnnn, sevgilimmmmm...” The Wall'da işte böyle bir albümdür, keza kü...