Posts

Showing posts with the label Müzik

Mambo Italiano

Image
Hadi bu akşam çok eskilerden, hatta benim gibi eski sayılabilecek birine göre bile eski sayılabilecek eskilerden 🥴, ama çok neşeli, çok güzel bir şarkı çalalım. Şarkımızın ismi İtalyan Mambosu. Bob Merill 1954'te yazmış, Rosemary Clooney söylemiş. Ama atın çöpe bu orijinalini. Çünkü bu şarkıyı gerçek bir İtalyan aksanıyla söylemek gerekir ki tadı çıksın. Clooney İrlandalı, o yüzden başka taraflara bakalım. Bu şarkıyı gerçek bir İtalyan aksanıyla sadece Dino abi söyleyebilir. Çoğu kişi Dino abimi Dean Martin ismiyle tanısa da aslen Dino Crocetti'dir. Benim anam, babam bilir ve severdi bu adamı. Eskilerden sizin anlayacağınız. Amerikalıdır, ancak Ingilizceyi İtalyancadan sonra öğrenmiştir. O yüzden bu şarkının hakkını tam olarak verir. Şarkının ismi İtalyan Mambo, çok fazla bir şey ifade etmiyor. Mambo bir Küba dansı, İtalya ile na alaka. El cevap: Quel alaqa 😜 Yani sözlere çok takılmayın, öyle tarihi, epik bir anlatım yok. Sadece akşamımız güzel olsun diyor. Olasılıkla Napolil...

Bawitdaba

Image
"Reverend" Kid Rock söylüyor. Bawitdaba. Bu adam gerçekten kilise onaylı bir papaz, ama papaz oldu diye dünyayı karartıp, ciddi işlerle uğraşmak gerekmiyor işte. Böyle digi digi diye şarkı da söyleyebiliyorlar. Bu adam CSI:NY'da kendi ismiyle bir episode'da oynadı. Acayip de renkli bir arkadaş Pamela Anderson'la falan evlenmiş, sağda solda içip, içip kavga çıkaran biri. Ama müzik güzel işte! Bawitdaba da bang a dang diggy diggy Diggy said the boogie said up jump the boogie Akşamınız güzel olsun 😍❤️🍷🎸🎶

A Tale That Wasn't Right

Image
Uzun süredir sizlere müzik çalamıyorum sevgili arkadaşlar, pek keyfim yok. Ama bir yerden başlamak lazım işte. Bugün şarap günüm, onu bir şarkıyla açalım. Alman bir grup olan Helloween söylüyor, "A Tale That Wasn't Right", yani beklendiği gibi olmayan, istendiği gibi gitmeyen bir öykü. Şarkımızın sözleri bence Alman grupların İngilizce söylediği şarkıların çoğunluğu gibi fazlasıyla sade ancak bana sorarsanız çok da güzel. Tema çok basit. Kötü giden bir ilişki, sonunda kız, kahramanımızın eski bir arkadaşı ile aganigi yapıyor, sonunda da arkadaş kalmak üzere ayrılıyorlar. Ancak şarkı biterken, kızımızın bu konularda bir sabıkası olduğunu anlıyoruz. Sözler iyi, vokalistin sesi de mükemmel, ancak öyle bir aksan var ki, alışana kadar müziğe zor konsantre olmuştum. Müzik ise mükemmel ötesi. Yalnız başıma bıuradayım işte Aklım taşa dönmüş Kalbim buzla dolu İkinci defa kırılmasın diye Eski bir arkadaşım sağolsun Ama boşuna, çünkü sonu bu… …doğru gitmeyen bir öykünün Bu gece uyku...

What It Takes

Image
Arkadaşlar, bu akşam size deli gibi sevdiğim bir şarkıyı çalayım istedim. Elbette bu güne kadar çok kez, farklı vesilelerle paylaşmışımdır bunu, ancak sözlerine detaylıca girip bakmamışız. Hatta emin olmak için blog'uma bir kez daha baktım, nada. Shame!... Derhal telafi edelim. Staring grubumuz Aerosmith. Sevin, sevmeyin, Amerikanın en çok satan rock grubudur. Sedece Amerika'da 70 milyon plak satmışlar. Türkiye'nin nüfusu kadar neredeyse. 25 altın, 18 platinum plak, Grammy, vesaire dereceleri var. Yani fortune and fame durumları.... Yetmişli yıllarda kurulmuşlar, hala müzik yapıyorlar. Boston'lıdırlar. Aerosmith deyince akla bir yada hadi kibarlığımızı bozmayalım, iki isim gelir. Steven Tyler ve Joe Perry. Bunlara "Toxic Twins" derlerdi, yani toksik, zehirli ikizler. Nedeni malum, uyuşturucu müptelasıydılar. Bir gün Tyler, uçmuş vaziyette tabi, arabada giderken çalan müziğe kulak kabartmış, "Çok güzel şarkı, bunu cover'layalım" demiş. Perry de gü...

Dancing On A Highwire

Image
Sevgili arkadaşlar, bir başka karantina hafta sonu 'su', bir başka eve oturup, şarap içme durumları. Mukadderat işte, yapacak çok fazla bir şey yok, sevgili karımla geyikliyoruz - 🐝Mezzy🐝 yukarda, karanlık işler çeviriyor ama ikimizde de ne yapıyor diye bakmaya yürek yok, anlıyorsunuzdur 🥴 One of those days.... Bir kaç gündür biraz fazla gaza bastım, acısı bu akşam çıkıyor, ondan hafif 'entoksike' durumlardayım (bu Türkçe kelime uydurma işine bayılıyorum, 'intoxicated' sözcüğünün, 'kafası iyi', 'zerhoş', 'uçmuş' falan gibi aşağılayıcı karşılıklarına başvurmaya gerek kalmadan, entellektüel ve uygar bir seviyede idare ediyoruz durumu...) E, kafa iyi olunca da toplumu bezdirmek için peçeteye şarkı adı yazıp, piyanist-şantöre göndermek adettendir, ya da 'adettendi', benim zamanımda. Toplum nereye evrildi bilmiyorum, hattızatında. Neyse, benim halet-i ruhiyem çok önemli değil, sadece bir 'disclosue' yapayım dedim. Önemli ola...

Abracadabra

Image
Ertuğrul Özkök oldum, anasını satayım, ellisinden sonra azdı diyecekler (hocam olur şahsı), ama valla değil. Sadece müzik, taş olayım, başka bir niyetim varsa.... Şarkı seks, ama müzik bir harika. Steve Miller, Amarika'nın en bahtsız müzisyenidir. Bon Jovi ile Guns, Roses ve her türlü miscellaneous çiçeği böceği toplayın, bu adamın yarısı etmez. Ama ben gibi üç beş fosilden başka hatırlayanı yoktur. Ne var ki canavar müzik yapar. İlerleyen günlerde çalarım size bir iki şarkısını daha. Şimdilik 'Abracadabra' diyelim. Şarkının meali, lafzı falan hep seks, çok mütalaaya luzum yok. Ama dinleyin işte, mükemmel müzik. Akşamınız güzel olsun ❤️😍🍷🎸 Öyle ısındım ki, artık soğuyamıyorum Beni döndürdün Döndürdün etrafımda Döndüm, döndüm Nerede dururum, kimbilir Her adımı söylediğinde Ateş gibi yanarım Ateş gibi, arzu dolu Öp beni sevgilim, yükselsin alevler Abra Abrakadabra Uzanıp senden bir mıncık almak istiyorum Abrakadabra Abrakadabra Beni yakıyorsun, içimi çekiyorum Ağlatıyorsun...

Only My Heart Talkin’

Image
Bu akşamın şarkısı normalde, duygusuz, sevgisiz, sert, kaba saba bir gruptan duygu dolu, sevgi dolu bir şarkı sevgili arkadaşlar. Benim akrabam sayılır, Alice Cooper isimli bir grup. "Cooper" ("farrier" da), "Nalcı" demektir İngilişçede. Lee Cooper, Sheldon Cooper falan hep köylümüzdür hattızatında. İşin aslı Alice Cooper zamanımızda bir grup değil, eski grubunun ismini almış sapık görünümlü Vince abimizin sahne adıdır. Vincent hala Alice Cooper ismini kullanabilmek için eski grubuna telif ödemektedir. Alice Cooper ve dolayısıyla Vinnie abi, Arizona'nın çöllerinde yeşermiş, rock müziğinin en nadide güllerinden biridir. Şaka bir kenara arkadaşlar, büyük zevkle dinlediğim, mükemmel bir rock grubu/şarkıcısıdır. Deli olurum müziklerine. Biraz vakit ayırıp, kulak kabartırsanız, siz de deli olursunuz bu güzelim müziğe. Bu akşamki şarkımız ise Trash albümünden, kolossal bir balad. "Only My Heart Is Talking", yani "Sadece Kalbim Konuşuyor" ...

Gone away

Image
Bu şarkı epeydir listemde, ama bir türlü elim gitmedi şimdiye kadar.  Bir kaç sebebi var. Öncelikle şarkımız bir punk-rock şarkısı. Yani teoride zıpır, zıpçıktı, tercümeye değmeyen bir tür. Blink-182 gibi popüler bir punk-rock grubundan "Bir köpeği (özürlerimle) g..tünden s..keyim" gibi popüler şarkıların bulunduğu bir evren burası. Şarkımızı söyleyen grup da çok aşağı kalmaz bu normdan. "Arkadaşımın bir erkek arkadaşı var, (yine özülerimle) o y...raktan bıktı artık", yada "Bir beyaz adam için fazlasıyla büyük bir pipisi vardı" gibi şarkıları seslendirmiştir The Offsping. Neyse, iğrençliği bırakalım burada. Ancak bu tarzın biraz içine girerseniz çok fazla duygu, çok fazla anlam bulabilirsiniz sevgili arkadaşlar. Size çalacağım bu şarkı bana çok şey ifade eder - no questions asked. Vakit ayırıp, dilerseniz pişman olmazsınız. Şimdi uzakaki bir arkadaş için çalalım. Benzeri paylaşımları https://bulentinheybesi.blogspot.com/ adresindeki blog’umda bulabilirsini...

These Boots Are Made For Walkin’

Image
Hadi. bu akşam biraz 'jazz' yapalım. Ben jazz diyorum ama pop, swing falan ne isterseniz diyebilirsiniz elbette. Şarkı benim doğduğum yıl olan 1966'dan. Söyleyen de Fancy Nancy Sinatra. Bu şarkıdan bilmeyenleriniz Killy Billy filminin soundtrack'inden hatırlayabilir Nancy teyzeyi. Bang bang, my baby shot me down şeklinde. Bunu da hatırlamadıysanız Frankie'den bilirsiniz. Babasıdır bu hatunun. Şarkının ismi "These Boots Are Made For Walkin’", yani "Bu Çizmeler Yürümek İçin Yapılmışlar". Sevgilisi kızdırmış Nancy'yi, başka bir kadınla sürterken yakalamış, seni çiğneyeceğim diyor kısaca. Babasına bir söylerse yeminle oyar bu sadakatsiz sevgiliyi. Frank Sinatra sadece ispatlanamadığı, ya da ispatlanmak istenmediği için bir Al Capone olmamış, yoksa biraz tanıyıp da Cosa Nostra, yani Mafya ile bağlantısı olduğuna inanmayan çok az kişi var. Bir babasına, bir de kızına bakınca insan ister istemez üzülmeden edemiyor. Teyzem, lafı çevirmeden söyleyeyim...

Dream On

Image
Ne şarkıdır be... Beni nerelerden alır, nerelere götürür, kimlerden alır, kimlere getirir... Dinleyin sevgili arkadaşlar, hatta söyleyin benle, söyleyin yıl için, söyleyin kahkaha için, söyleyin gözyaşı için. Devam edin düşlemeye, dream on amk... Söyle [bu şarkıyı] benle, söyle [bu] yıl için Söyle kahkaha için, söyle gözyaşı için Söyle benle [birlikte] sadece bugün için olsa da Belki yarın tanrı seni alıp götürecek Sing with me, sing for the year Sing for the laughter, sing for the tear Sing with me, if it's just for today Maybe tomorrow, the good Lord will take you away

I Don't Wanna Miss A Thing

Image
Sevgili arkadaşlar, malumunuz yarın sevgililer günü. Bütün günümü “Valentine” ‘ımla geçireceğim, ortalıkta bulunamayabilirim. O yüzden sizlere bir gün öncesinden hayli romantik bir Valentine’s Day şarkısı çalayım. Sosyal medyada kronik mutsuz bir grup oluştu sevgili arkadaşlar. Bu adamlar kendilerine herkesin paylaşımlarına kızmak gibi bir misyon edinmişler. Facebook polisi olmuşlar, sağa sola “Gezi resmi paylaşma”, “Yemek resmi paylaşma”, “Şarap resmi paylaşma”, “Gezi yazısı yazma”, “Karikatür paylaşma”, “Şarkı paylaşma” şeklinde yorumlarda bulunuyorlar. Yani hafiften kafayı sıyırmış durumdalar. Sevgililer gününde bu tuhaf adamlar daha da bir azıyorlar. Ne işin kapitalistliği kalıyor, ne yapmacıklığı, ne sahteciliği, ne çiçekçilerin komplosu, ne de Zuckerberg’in bu işten sağladığı kar. Neyse ki geçenlerde bunların çoğunu listemden çıkardım. Ben şahsen yılın bir gününü sıradan bir gün olarak geçirmekle, mutlu bir gün olarak geçirmek arasında bir seçim yapma durumunda kaldığımda, mutlu ...

Carry On Wayward Son

Image
Şu sıralar size müzik çalamıyorum, biraz başım sıkışık, kusuruma bakmayın sevgili arkadaşlar. Arayı kapamak için Rock klasiklerinden mükemmel bir şarkı dinleyelim bu akşam. Grubumuz Kansas, istediğiniz kadar ıkın, tıkın, sıkın, içinden Rock'tan başka bir şey çıkartamayacağınız bir efsane. Tarzları, gitarı keyboard ile birleştiren, birinci nesil, tam benim ağzımın tadında rock müziğidir. Şarkıları da öyle her zaman "Ben sevdim eller aldı", "Ölürsem kabrime gelme istemem" tarzı aşk şarkıları değildir. Aşk şarkılarında problem yok elbette. Aşk duyguluların en güçlülerinden biri, müzik de duyguları aktarmanın en güçlü yöntemlerinden biri olduğundan bu ikisi sık sık karşılaşır. Ancak arada başka duygulara da bakmak, biraz değişiklik olması bakımından fena gelmez. Şarkımız 1976 yılından bir klasik rock efsanesi, ismi "Carry On Wayward Son". Anlamı ise "Devam Et Benim _____ Oğlum". Boşluğu "Akılsız", "İnatçı", "Şımarık"...

Highway To Hell

Image
Sevgili arkadaşlar, gelin bu akşam mükemmel bir klasik rock şarkısı dinleyelim. Ama ne klasik! Belki de Led Zeppelin'in Stairway To Heaven'ından bile daha "klasik". Şarkımızın ismi "Highway To Hell", yani "Cehenneme Otoyol". Söyleyen ise, herhalde bilmeyeniniz yoktur, Avusturalyalı AC/DC grubu. Avusturalyalı dedik de, aslında grubun iskeleti İskoçtur. Frontmen'lerinden hiç biri Avustralya’da doğmamıştır bile. Ama onlar kendilerini Aussie hissediyorlarsa biz kimiz ki onlara değilsiniz diyelim. Şarkımız aynı isimli Highway To Hell albümünün açılış şarkısıdır. Grubun gitaristi Angus Young, Rock dünyasının en renkli gitaristlerinden biridir. Çoğunlukla sahneye takım elbisesinin altına giydiği şortla çıkar, konser boyunca da kendine özgü komik yürüyüşüyle sağa sola koşuşturur. Yine çoğunlukla, klasik bir Gibson SG gitarı çalar. Bu gitarın özelliği ise hem altta, hem üstte iki tane cutaway'inin olmasıdır. Bu cutaway dedikleri, gitarcının gövdenin...

Girl Don't Go Away Mad (Just Go Away)

Image
<p style=“color: <?php echo ($frustrated ? 'red' : 'black'); ?>;">Herkese iyi akşamlar sevgili arkadaşlar!</p> Yok, yok, İnternet servis sağlayıcınızda bir sorun yok sevgili arkadaşlar, sadece sizlere son bir kaç haftadır gece-gündüz kullandığım dille "iyi akşamlar" demek istedim. PHP bilenleriniz için, yukardaki iyi akşamlar mesajım kırmızı yazılacak, bu da size şu anki halet-i ruhiyem hakkında bir kanaat verir diye düşünmekteyim 🥴🤐 Ez cümle, son bir kaç aydır kesif bir kodlama içerisindeyim. Biraz kontrolden çıkmış şirketimi yıl bitmeden hale yola sokmak amaçlı bir çalışma içerisine girmiştim. Bu yüzden de sizlere yazmaya biraz ara vermek zorunda kaldım. Ancak tünelin sonunda ışık göründü, o yüzdendir, ben de biraz catching-up yapayım dedim. Malumunuz, hala sizlere Temmuz ayundaki tatilimizi aktub etmekteyim. Yine de çok fark etmiyor. Bu lanet COVD yüzünden zaten bir yere gidemiyoruz, bahaneyle ben de iki haftalık tatili sizlere gere...

Shame On The Moon

Image
Sizlere bu akşam ne kadar sıkarsanız sıkın, içinden müzikten başka hiç bir şey çıkmayacak bir ustadan, mükemmel bir şarkı çalacağım sevgili arkadaşlar. Bahsettiğim sanatçı Bob Seger. Rock müziğini country gibi çalar. Bir de sesi vardır ki, Fransızların dediği gibi "şapka"! Daha çok şarkısı vardır, hepsi de birbirinden güzeldir. Bir-ikisini zaten çalmıştım sizlere. Bu akşam ise "Shame On The Moon" isimli şarkısını icra edecek bizler için. Anlamı ise Ay utansın. Bu "Ay" gökyüzündeki Ay tabi, "Ay! Ay! Arrriba!" daki "Ay" değil. Hadi başlayalım... Bir erkeğin yakınına gelene dek Onun ne istediğini bilemezsin Geceleri ağlar mı Yoksa ağlamaz mı bilemezsin [Geceler] kolay geçmez, eski kabuslar hep gerçek olur Bir erkeğin yakınına gelene dek Onun ne Hissettiğini bilemezsin Bir kadının kalbine girdiğinde Erkek kafasını toplamalıdır Cennet [o] kapıyı açtığında Melekler [birbirlerine] çarpmaktan korkarlar Kimi erkek kendini kaybeder, kimi ağırdan ...

Mey

Image
Sevgili arkadaşlar, bu akşamki şarkımız biraz farklı tınlarda. Bildiğiniz gibi uzun süredir ülke dışında yaşıyorum. Zevcemle birlikte karışık bir evliliğimiz var. İkimizin de dilleri, ülkeleri, adetleri, örfleri falan hep farklı. Jelena da, ben de, ev diyebileceğimiz yerlerden o kadar uzak kaldık ki, artık ne o Niş'e gittiğinde, ne de ben Ankara'ya gittiğimde burası "ev" diyebiliyoruz. İşin aslı o Türkiye'yi benden, ben de Sırbistan'ı ondan fazla seviyor, ziyaret etmek istiyoruz. Tanıdığım, karı-koca Türk çiftler en azından kendi aralarında Türkçe konuşuyor, çocukları da ana dilleri olarak Türkçe'yi benimsiyor. Bizim 🐝Mezzy🐝 evde karımla anlaşabildiğimiz tek dil olan (kırık) İngilizce'yi ilk dili olarak konuşmaya başladı - ben yine Sırbistan,da üç yıl geçirdiğimden az biraz Sırpça bilirim, Jelena Türkçe'de tamamen kaput, sadece "N'aber abi" demeyi bilir, bundandır mecburen İngilizceciyiz. Neyse ki 🐝Mezzy🐝 Youtube sayesinde karımla...

Spanish Harlem

Image
Sevgili arkadaşlar, bilmiyorum Soul müzik sever misiniz. Benim devamlı dinlediğim bir müzik türü değildir elbette, ama zaman zaman, hele insanın kafası biraz doluysa güzel gider. Bu akşam da öyle bir akşam işte, o yüzden size Ben E. King'den bir Soul çalayım istedim. Şarkımızın ismi Spanish Harlem, yani İspanyol Harlem[i]. Ancak ne Harlem bizim bildiğimiz Harlem, ne de orada yaşayanlar İspanyol. Arzedeyim... Bildiğiniz üzere Harlem, Manhattan adasında bir semttir. Adanın tam ortasında bulunan Central Park'ın bittiği kuzey noktasından başlar, adanın daha kuzeyinde bulunan Washington Heights'a kadar uzanır. Batısında meşhur Columbia Üniversitesi, doğusunda ise East Harlem, başka bir ismiyle de Spanish Harlem yer alır. Spanish Harlem'i East River'dan, dünyanın en çileli otoyollarından biri olan FDR Drive ayırır. Harlem, o zamanki ismiyle Haarlem, bir Felemenk köyü olarak varolmaya başlamış, sonrasında ise neredeyse tamamına siyahlar yerleşmiş. Çoğumuz Harlem'ı film...

La Bamba

Image
Sevgili arkadaşlar, iki haftaya yakın bir tatilden sonra vatana döndük. Tatil güzeldi ama canımızı da çıkardı, detaylarını başka bir yazıda anlatırım. İspanya'da devamlı İspanyolca duymaktan herhalde, iki hafta boyunca kafamde bu şarkı çaldı durdu. La Bamba, aslında bir Meksika folk şarkısı, quel alaka derseniz, öyle işte... Sözler tamamen zırva ama güzelim müzikle, bir kaç kadeh birşeyler de içtikten sonra mükemmel dinleniyor. En çok bilinen versiyonu Los Lobos'unki, ben de onu çalıyorum sizlere... Bamba yapmak için Bamba yapmak için Azıcık nazikçe kıvırmak gerekir Azıcık nazikçe kıvırmak Benim için, senin için, haydi, haydi Haydi, haydi Senin için, senin için Ben tayfa değilim Ben tayfa değilim, ben kaptanım Ben kaptanım, ben kaptanım Bamba, bamba Bamba da bamba Bamba, bamba Bamba da bamba Bamba, bamba, bam Bamba yapmak için Bamba yapmak için Azıcık nazikçe kıvırmak gerekir Azıcık nazikçe kıvırmak Benim için, senin için, haydi, haydi Haydi, haydi Bamba yapmak için Azıcık nazi...

If You Tolerate This, Your Children Will Be Next

Image
 Sevgili arkadaşlar, sizlere uzun süredir müzik çalmıyorum, yanımda mükemmel bir İspanyol şarabı ve muhayyer peynir var, gelin bu akşam bir şarkı yapalım, hem de şarabın orijinine istinaden İspanyolvari bir şarkı. Şarkımızı Manic Street Preachers isimli, Galli bir grup söylüyor. "Manic Street Preachers", "Manyak Sokak Vaizleri" falan gibi bir anlama geliyor. Buradaki "manyak" 'ı, daha ziyade çıldırmış gibi anlayın. Neyse bunlara kısaca "Manics", yani "Manyaklar" derler. İsimlerinde vaiz falan geçse de bunlar öyle din, iman ağırlıklı müzik yapmazlar. Tam tersine hızlı komünisttirler. Galler'den komünist şarkıcı çıkar mı demeyin, çıkar. Nasıl bunların Ferdi Özbeğen'i Tom Jones ise, Ahmet Kaya'ları da bu "Manyaklar" 'dır. İşin komiği, ben bu adamlardan hiç haz etmem. İdeolojilerinden dolayı değil elbette, ama müzikleri benim zamanımın bir on-on beş yıl sonrasının tarzıdır. Ancak bu şarkılarını çok severek dinl...

Red Sector A

Image
Sizlere bu akşam bir Rush şarkısı daha çalayım sevgili arkadaşlar. Hatırlayabileceğimiz üzere grubun (ve bence dünyanın en iyi) davulcusu ve söz yazarı Neil Peart öldüğünde bİr kaç Rush şarkısı dinlemiştik beraber. Şimdiki şarkımız ise grubun (en sevdiğim) Grace Under Preasure albümünün hit ve tema şarkısı. Şarkının ismi Red Sector A, Kennedy Uzay Üssü'nün içinde bir roket fırlatma rampası. Ama şarkının içeriği ile uzaktan, yakından bir ilgisi yok. Zaten şarkının içinde de hiç geçmiyor. Bu şarkıyı anlamak için bu kez grubun vokalisti ve basçısı Geddy Lee'ye biraz bakmamız gerekecek. Geddy bir Yahudi. Annesi ve babası aslen Polonyalı. İkinci Dünya Savaşı başladığında Nazilerin Anti-Semitist rutininden geçmişler. Yani önce insanların aç, bakımsız yaşadıkları geto'lara hapsedilmişler, sonra da Auschwitz kampına gönderilmişler. Bu kampa girip, hayatını kaybetmeden çıkan çok az Yahudi olmuş sevgili arkadaşlar. O yüzden Geddy'nin anne ve babası gerçekten çok şanslılarmış, her...